12 Eylül 2010 Pazar

hayat sandığından çoooook daha karmaşık...

bunca şeyin arasından bana iyi birşey bulun. (çok şükür sağlığın yerinde, sevdiklerin hayatta gibi şeyler dışında.. o kadarına şükretmeyi ben de biliyorum)

eğer bir aile yaşantısı içindeysen zaten hayat çok karışık... nasıl olursa olsun insan 20 yaşından sonra ebeveynlerle yaşamaya çoğu zaman tahammül edemiyor. öncesinde de edemiyodur da o kısmı ergenlik bunalımlarına bağlıyorum.. bir evde biraz sorunlu bir yaşlı, 4 işsiz 2'si emekli, 2 öğrenci, bir dolu borç, ne bakabildiğiniz ne atabildiğiniz bir kedi, düşüncesiz erkekler ve canına tak etmiş bir anne falan varsa zaten herşeyin basit olmasını beklemeyiz -sanıyorum ki.

çok sorunlu bir ilişkiniz varsa bırakın hayatı zaten kafanız karışıktır... sanki başka derdiniz yokmuş gibi ilişkinizle uğraşmaya başlarsınız sorunlar çıktıkça sonra bi bakıyosunuz "ulan herşey kötü bari şu düzgün olaydı" diyosunuz. ama yok o da düzgün değil her gün size ekstradan yeni bir sorun çıkartıyor. baş ağrıları, uyku sorunları, zaman zaman gelen ağlama krizleri. bir ilişki böyle ilerliyorsa ya da ilerleyemiyorsa bu durumun çok da basit olacağını düşünen yoktur -sanıyorum ki.

işsizlik bütün hayatınızı büyük bir karmaşaya sokan en önemli sorundur zaten... hiç bir işe yaramamak. ve normalde işe yaramayan insanlardan daha beter durumda olup onların gözünde bir zavallı halini almak. üstelik beş paranız kalmamışken çok daha zor. beş paranız kalmamışken ve üstüne üstlük en çok paraya ihtiyacınız olduğu zamanlarda... bunun ne kadar zor olduğunu biliyorsunuzdur diye daha fazla anlatmama gerek yok -sanıyorum ki...

bunların yanında birsürü arkadaşınızın kaprisleri, ülkedeki saçma sapan siyasi bunalımlar, gökyüzünde yalnız gezen yıldızlar, çöpçüler, hayat ne garip vapurlar falan...

başkası için kötü bişe dileyecek değilim ama umarım "hayat sadece bana şekil yapmıyordur".

Hiç yorum yok: