29 Mayıs 2011 Pazar

yalnızlık paylaşılmaz paylaşılırsa yalnızlık olmaz gibi saçma bi başlık yazmak istedim buraya

yalnız kalabilen insanlara hayranım. ben son bir kaç aydır yalnız kalamadığımı, ve yalnız kalmanın beni ne kadar bunalttığını anladım. bi işle uğraşmadığım ya da etrafımda birilerinin olmadığı zamanlarda, kendi kendime kaldığımda yaşadığım her şeyi, karşılaştığım sıkıntıları düşünmeye başlıyorum. ve tabi bu benim gibi anormal bir psikolojiye sahip bir insan için biraz yorucu oluyor.
kaçmak çözüm mü? değil belki de ama baya uzun süre idare edilebiliyor. bazı sıkıntılar kendiliğinden geçip gitmiş, unutulmuş bile oluyor.

15 Şubat 2011 Salı

Değer mi hiç?



Hiçbir şeyin değeri yok bu hayatta, ben bunu anladım son günlerde.

Yakın zamanda dünyadan beni seven insanlardan biri daha eksildi. Zaten çok fazla birileri yoktu. İşte gittikçe azalmakta. Bu kayıp, bir ailenin üzüntüsü, cenaze... O karmaşadayken gördüm ki şu hayatta hiçbir şeyin değeri yok.

Her şeyini bir günde bırakıp gidiyorsun çünkü.

İnsan hayatı beş para etmezmiş. Sanki çocuk oyunu gibi birisini işe al, ona işle ilgili hiçbir şey öğretme, neyi doğru neyi yanlış yaptığını söyleme, sonra da sen bu işi yapamıyorsun diye işten çıkar.

Bu kadar basit birinin hayatıyla oynamak, değil mi?

Her insanın bir ederi, yaptığı işe göre bir değeri vardır ve o değerden daha azına da çalışmaz, kendini boşa yıpratmaz... Muhtaç olmadıkça... Muhtaçsanız ve pek çok şeye göz yummak zorunda kalıyorsanız bu dünyada hiçbir değeriniz yoktur.

Kendini değersiz hissetmek kadar zavallıca bir şey daha yoktur şu dünyada...

22 Kasım 2010 Pazartesi

hanım kardeşlerim için...

Dün otobüste arkamda oturan 2 genç kız dertleşiyordu. arkamdaki zavallıcık çocuğu arıyomuş açmıyormuş falan sanırım. Öyle birşeyler anlattı. Diğeri de işte yorumluyo onu "ya hani artık istemiyorum dese falan daha iyi bu ne böyle",  "belki acil birşey var, belki ailenle ilgili ciddi bi durum, belki hastasın..." Bizim zavallı da "5 dk konuşayım rahatlıcam zaten" diyor. Konuya buradan giriş yapıyorum efendim:  

Hangi erkeklerden uzak durmalıyız veyahut koşar adımlarla kaçmalıyız?

1. Sebepsiz yere bir anda sizi aramamaya, mesajlarınıza cevap vermemeye başlamışsa sakın acaba noldu diye aramayın. Saatlerce can çekişmeyin. Akrabalarını, arkadaşlarını taciz etmeyin, evinin önünde beklemeyin. Ya da başına bişey gelip gelmediğini merak etmek için arayın bi iki kere sonra kesin aramayı. Neden mi? Çünkü o aramanızı istiyor, böylelikle perişan haldeki egosunu tatmin edebilsin. Bu adamdan kesinlikle uzak durulmalı. Dünya üzerindeki en dengesiz canlı özelliğini gösteren bu erkek tipleri hayatınızın hatası olarak bi yerde duracaktır. "yaaa ama napıyımmm çok aşığım aramadan duramıyorum" diyorsanız da afrikadaki açları düşünün aşk diye birşeyin olmadığına inanın. eğer ki aşk diye birşey varsa o herif siz aramadan da geri dönecek zaten. O vakit tekrar aşka inanabilirsiniz. (Lakin inanmamanızda fayda var yok hala inanıyorsanız da gidin başkasına aşık olun.)

2. Benzer şekilde bir kavga sonrası ortadan yok olan erkeklerden de mümkün mertebe uzak durulmalı. Sevgiliniz normalde her gün internete giren ya da okula/işe gelen gelemezse de bi şekilde arkadaşlarına falan haber veren biriyse ve kavganızdan sonra birden bire internette olduğu anlaşılmasın diye hiçbirşey paylaşmaz olur, girdiği sitelerde online görünecek diye o sitelere girmez olur veya derslerine ya da işine gelmemeye başlarsa kimseye de çaktırmadan yavaşça uzaklaşın şu adamdan. Amaç burada anlayacağınız üzere sizi meraklandırmak ve tabii ki "üzüntüden ne hale gelmiş zavallı" izlenimi uyandırmak. Merak etmeyin kendisine birşey yapmadı. Şu anda oyun oynuyor. 2 gün sonra karşınıza sakalları uzamış, sabah aynada kendine bakmadan çıkmış bir halde gelmişse üzülmeyin. Bu onun en mutlu hali.

3. Bir ayrılık ya da küslük dönemi sonrasında barışma arifesindeyseniz ve onun bu dönemde başka bir hatunla hemen işi pişirdiğini öğreniyorsanız önce en değerli organına sağlam bir tekme atın sonra o acıdan kıvranırken bi de üzerine tükürürsünüz. Kendisi öncesinde bunu acıdan, sizi unutmak için yaptığını söyleyebilir, inanmayın.

4. Eski sevgililerinizden uzak durun. Hele ki evlenmek üzere olanlardan. Henüz adlandırılamayan bi erkek çeşidi olan bazı tipler evlenmeden önce eski aşklarını arar. "Takatim yok, yine de telefona sarıldım son bir özür icin tüm sevdiğim kadınlardan" sözünü fazla cidddiye almaktan kaynaklanmakla beraber bu aslında sapık bir fantaziden ibaret olsa gerek.

Bunların dışında evli erkeklerden, evsiz erkeklerden, parasıyla hava atan erkeklerde, annesinin sözünden çıkmayan erkeklerden, bakışmaktan öteye adım atamayan erkeklerden, her dediğinizi yapan erkeklerden, hiç bir dediğinizi yapmayan erkeklerden vs...uzak durmakta fayda. En önemlisi ise canınızı yakan erkekten uzak durabilmek bence ;)

24 Ekim 2010 Pazar

± 1

Live your life by ~gisaiagami



Paran yoksa eğer "fazlalık"sın...

ve fazlalıksan gideceksin.... ta ki seni fazlalık olarak görmeyecek bir yer bulana kadar...

eğer bulamazsan öyle bir yer, gururunu hiçe sayıp dönmeyeceksin geriye... gideceksin... ta ki gerekirse sürünerek ölene kadar.

16 Ekim 2010 Cumartesi

Yazık oldu bence bana.

onca zaman çalış didin o kadar para kazan harcamamak için birsürü şeyden eksik kal şurda 3 ay işsiz kaldın diye evdekiler başına üşüşsün. iş beğenmiyorsun, yok bilmemkimle konuş biraz sıkıştır iş bulsunlar, yok ben evlenecem sen babamlara yardım et git çalış falan. yıllarca ben gece gündüz çalışırken eve de para verirken kimse demedi ki helal sana bize 5 kuruş harcatmıyosun üstüne para veriyosun diye.

bende de hata var. hiç değmeyecek şeyler uğruna bi sene saçmasapan 3 kuruşluk işlerde çalışmak pahasına bütün hayatımı tehlikeye attım. gerizekalı. biraz irade biraz akıl fikir olsaydı belki herşey daha iyi olurdu. şimdi noldu sanki? iş için yalvardığın, zor durumdayım dediğin adamlar götüyle güler gibi boşver geçer diyorlar. tabi onlar da haklı. herkesin parası olacak değil. herkes yiyip içip karıya kıza para yedirecek değil. benim gibi bazı insanların da parasız olması lazım ki onlar kendilerini bi bok sanmaya devam etsin.

ayrıca ulan sırf merakımdan kariyer.net e baktım. benim iş bulabilmem için zaten bi bu kadar daha eğitim almam üzerine başarılı iş tecrübelerim falan olması lazım. oralarda aranan özellikleri gördükçe lanet ediyorum bugüne kadar benim işimde iyi olduğumu söyleyip götümü kaldıranlara. bi bok değilim işte. gördük. bi bok olsaydım zaten götünüzle gülüp geçemezdiniz en azından.

eğer kasıma kadar iş bulamazsam zaten artık ben de kendime götümle gülüp git kızım sen temizlikçilik falan yap dicem ve evlere temizliğe gidicem. yeter ki abim evlensin, babam kredi borçlarını ödesin, annem gitsin bi mikrodalga fırın alsın.

aylarca yanında köpek gibi çalışıp bi dediklerini iki etmediğim sayemde bi sürü sorunlarının çözüldüğü insanlar da zaten beni yeteri kadar unuttuğu için onlar da keyfine baksın.

ben mi? kimin umrunda ki...

6 Ekim 2010 Çarşamba

bunları kendime yazıyorum...

şunu bilmeliyim ki kendime olan nefretimi başka alanlara sıçratmamayı öğrenmeliyim. "bak kızım sen kendinden nefret ediyorsun, ondan bundan değil." falan demeliyim. bi de emo'lar gibi ortalığa "kendimden nefret ediyorum yhaaa" falan yazmamalıyım.

ayrıca parasızlığından da senden başka kimse sorumlu değil. bu da senin suçun. evde götünü yaya yaya oturup da sonra da "ay çok mutsuzum hiç param yok" diye kendini acındırma. aptal mısın? kalk çalış. elin ayağın tutuyo çok şükür.

bi de ne biçim iştir arkadaş bu neden sadece sinirlerin bozuk olduğunda blog yazıyosun. tamam doğru düzgün bişeyler yazabilme yeteneğin yok ama insanların da senin saçmalıklarını görmesi gerekmiyo. o yüzden bence yazma durduk yere. vallahi liseli kızlar bile senden daha olgundur.

neyse bunları kendime yazıyorum ama "birilerinin" okuduğunu biliyorum. kusura bakmayın umrumda değil. kendime yazdım. kendim de pek umrumdayım gibi görünmüyo zaten. ay neyse.

25 Eylül 2010 Cumartesi

benden çıkarttıklarınızdan sonra "kalan" ne?

ben seçmedim ki kalmayı, kalan olmayı...

herkes gitti. ben öylece durdum hep. gitmedim bi yere. gidemedim. benimki kaderin seçimiydi belki de. benim kalmamı seçen kaderimdi. ben durdum öylece ve her gün aynı pembe perdeli pencereden bir gün yeni birşey görebilirim diye bakmaya devam ediyorum hala.

şekil 1A - ayşen, pembe perdeler


Yeah, I thought I could leave but couldn't get out the door
I was so sick and tired
Of a livin' a lie
I was wishin' that I
Would die