27 Haziran 2013 Perşembe
Direnmek
Elbette direnilmeliydi... Gerçekten tam da zamanıydı... "Çok da iyi oldu çok güzel oldu". Lakin gerçekler-gerçekten- böyle mi?
Gerçeklerden kastım onun bunun zırvaladığı büyük oyun falan değil. Gerçeklerden kastım Abdullah'ın, Ethem'in ve diğerlerinin annesinin, babasının, kardeşinin çektiği acılar...
Devrimlerin ya da devrimcilerin, solcuların ya da sağcıların belli dönemlerde "kurbanları" olmuş ben daha doğmamışken... Onlara göre "kahramanları"... Ama bu çocuklar herhangi bir kesimin önderi, lideri falan değiller. Onlar bir ideolojiye hizmet etmedikleri için kahraman sayılmayacaklar.
O çocuklar zalimliğin, yalan dolanın hüküm sürdüğü bir memlekette yitip giden hayatlar. Direndik evet peki ne değişti? İstifa dedik, oldu mu? Diktatör istemiyoruz dedik, daha bugün yaparız ederiz kimse karışamaz lafları yine çıktı o ağızdan... Ne değişti? O çocukların ailesinin hayatı değişti, gözlerini kaybedenlerin dünyası değişti...
3-5 ağaç dediler, elbette 3-5 ağaç değildi... Demokrasiydi, özgürlüktü, haktı, hukuktu bu direnişin asıl konusu... Çok şey mi istedik? Çok şey istedik. Bizim istediğimiz düzen başkalarının düzenini bozuyordu...
Otpor dendi, İllumunati dendi, Fethullah dendi o dendi bu dendi... Sokaktaki "sıradan vatandaşın" tek istediği eşitlikti, özgürlüktü... Diğerlerini pek bilmezdi, ama çıktı sokağa elinde tencere tava, çantasında gaz maskesi ve ilacıyla.
Okumuş etmiş, zeki, elit, entel ya da her nasıl adlandırırsanız işte.. O insanlar sandılar ki karşımızdaki bu cahil kesime karşı kazanırız. Esprilerle, şarkılarla... Kültürle, sanatla... Gördük ki cahil cesareti çok başkaymış, çirkeflik çok berbat bir silahmış. Bizim gururumuz, onurumuz vardı, onların kör kütük aşkı...
Direnen herkesi hala sonuna kadar destekliyorum, içlerinde umut taşıyan, damarlarındaki asil kana inanan herkese büyük saygı duyuyorum ama ben izlediğim onca polis dehşetinden sonra, yaralıların hikayelerini dinledikten sonra "adalet"in sağlanamadığını gördüğüm için şahsım adına "pes" demek zorundayım.
Bu ülkede yıllardır (Sizin o Y kuşağı falan dediğiniz 90 civarı doğumlular olarak bizim gördüğümüz) adalet yerini bulamıyor. Sebepsiz yere gazeteciler, askerler hapiste. Bir türlü anlayamadığımız bir "Ergenekon, Balyoz" muhabbeti dönüyor. Biz onlarda bir suç bulmazken pek çok suçlu gördüklerimiz dışarıda geziyor. Tecavüzcüler, hırsızlar, katiller... Nedense serbestler. Ben hukukun üstünlüğüne değil de "Üst" devletlerin üstünlüğüne inanıyorum artık ne yazık ki. Ne yaparsak yapalım ne dersek diyelim gencecik hayatları kaybetmekten başka bir işe yaramayacak sanırım.
Ne yazık ki bizden öncekiler ülkeyi bunlara emanet ettiler, ya da öyleymiş gibi gösterildi. orasını bilemem. Seçim sistemi hatalı diyorlar, hileli diyorlar. O yüzden seçimlere de inanmıyorum artık. O yüzden bu düzenin değişeceğine de inanmıyorum.
Umarım yanılırım ve umarım kalem kılıçtan üstün gelir.
29 Nisan 2013 Pazartesi
Sound Of The Underground
Anlamam lazımdı, anlamamakta ısrar ettim. Cesur olan benim. Gemileri yakabilen benim. Yine ben olmalıydım.
Dünyayı değiştiremezdim, kendimi değiştirsem bile. Bi kaç ufak şeyin değişmesine yardımcı oldum sadece. Hiç bir zaman başrolde olmadım ama.
Umarım herşeyin hayırlısı olmuştur... ve olacaktır...
Dünyayı değiştiremezdim, kendimi değiştirsem bile. Bi kaç ufak şeyin değişmesine yardımcı oldum sadece. Hiç bir zaman başrolde olmadım ama.
Umarım herşeyin hayırlısı olmuştur... ve olacaktır...
17 Mart 2013 Pazar
1 yıl...
Son blog yazımın üzerinden bir yıl geçmiş... Acı dolu bir günün üzerinden... Sonra noldu peki? Yine dünyevi dertlerin üzerine düştük... Ehliyetti arabaydı işti güçtü... Sonra bi yerlerde yine birşeyler koptu. Mazi unutuldu, bugün yaşanmadı, yarın hiç gelmemeliydi.
Mayalar haklı mı çıktı acaba? :)
Bahsettikleri kıyamet bu olabilir mi?
Mayalar haklı mı çıktı acaba? :)
Bahsettikleri kıyamet bu olabilir mi?
![]() |
heaven ripby ~dragonorion |
Threaten me with Heaven, it's all they can do
Threaten me with Heaven, if they want to
Threaten me with Heaven, I believe that it's true
Kaydol:
Yorumlar (Atom)

